28 Eylül 2012 Cuma

Ben Anlatacağım, Siz Yine Bildiğinizi Yapacaksınız..

Öncelikle huzurunuzda bu kadar az yazdığım için kendimi kınıyorum.
Kınadım bitti.

Haftasonu artık illallah dedirten kaçamaklarımın sonuncusuna çıkacağımı düşünerekten, şu ayın son yazısını bu akşam yazayım dedim..
Ha bir de ilhamın gelmesi meselesi var tabi, onun etkisi de damarlarımda seziliyor.

Haftada bir gibi çirkin bir sayıda yazınca hep içinde bulunduğum aydan bahsettim, biliyorum,
Belki de sonbaharı pek de sevmediğimden..

Acaba sonbaharı sevmediğim için mi okulda en iyi dönemim hep güz dönemi oluyor?
Bak bu ilginç bir bakış açısı oldu.

Diğer mevsimlerde varsa yoksa sağda solda sürt.
O da biraz kaba bir çıkış oldu ama, her neyse..

Gelelim bugünkü tatlı konumuza..
Konumuz, değişiklikler, yenilikler, hayata hep olduğun yerden bakmamaca, arada bir de olsa ileriye yönelik hamle yapmaca gibi bilumum gaza getirici havaya sokucu konuların tatlı bir harmanı olsun diye düşünüyorum derken bile amma uzattım girişi sadede gireceğim, sıkılmayın.


Bugün yine, "mentor" havamdayım, o yüzden kişisel meselelere lak diye gireceğim..

Kendinizi aşmak için yapmanız gereken tek şey, canınızın en istemediği şeyi yapmak.
Kendinizle kavga etmek yani, 
Edin, çekinmeyin, içinizden bir yerin kalkıp gideceği yok..
Hayatınızda ne olmuyorsa, hangi iş yolunda gitmiyorsa, hangi konu canınızı en çok sıkıyorsa,
Bilin ki tek sebep kendinizsiniz.

O yüzden kendinizle kavga edin,
Ve son sözü siz söyleyin.

He nasıl olacak o deyin,
Vallahi ben yaptım oldu.
Şuan size tam ne yaptığımdan bahsetmeyeceğim, ama ilerde elbet lafı geçer,
Biraz sürpriz kalsın istiyorum da, ayıptır söylemesi..

Mesela,
Bu hafta sonu normalde yapmayacağınız bir şey yapın,
Tabi zorla sıkıcı işlere girişin demiyorum,
Yapmak isteyip de bir türlü cesaret edemediğiniz
Ya da tembellik ettiğiniz bir şeyi..
Ve bunları söylerken gerçekten inanarak söylüyorum, bence yapabilirsiniz.

Kendinize gıcıklık yapmayın.

Şimdi düşünüyorum da, kendimden daha çok gıcık olduğum bir kimse yok herhalde,
Tabii herkes kendini sever ama en çok da kendimizi baltalıyoruz en nihayetinde.

Yapmayın.


Yenilikler..
Yeniliklere açık olun diyeceğim ama başta dünya üzerinde yeniliklere en kapalı insan bizzat benim,
O yüzden bana pek bir laf düşmüyor;
Yine de,
Bakın ben bile yeni bir şeyler deniyorsam, siz geç bile kalmışsınız demektir..

Sırf kendi facebook'umu ele alayım mesela,
Bakıyorum son üç yıldır saçının şeklini bile değiştirmeyen insanlar var..
Biraz yenilikçi olun,
Biraz kendinizi açın dünyaya..

Bugün,
Utanarak söylüyorum ki, 
Uzaydan iki tatlışımla, 3 yıldır ilk kez beraber Beşiktaş'a ve Taksim'e gittik.
Nasıl böyle bir şey olabilir değil mi?
Biz de şaşırdık, 
Üşengeçlikten mi, şapşallıktan mı bilinmez,
Ancak hayatımıza nihayet bu tatlı yeniliği kattığımız için resmen mutlu olduk bugün.

Onu geç,
Şu İstanbul'da kimbilir kaç semt var görmediğiniz ve görmediğim,
Neden hep aynı yerlerde takılıyoruz? 
Küçük popomuzu kaldırıp biraz tanımalı, 20 yıldır soluk aldığımız bu şehri..

Alın size yenilik.


Hayata hep aynı yönden bakmamaca,
Bu herhalde bir insandan istenecek en zor şey,
O yüzden, birden kafanızı bana doğru çevirin demeyeceğim ama,
Arada bir de olsa kafayı sağa sola çevirmek iyidir.

Dar görüşlü olmayın,
Ve lafta kalmasın bu.


Çünkü aslında,
En temelinde,
Herkes her şeyin en doğrusunu biliyor,
Tam emin olmasa da kestiriyor, ancak yapmıyor,
Çünkü insanoğlu deneme yanılma yönteminden asırlardır çok memnun,

Yanılırsam bile denemeye değdi,
Diyoruz,
Çünkü kendi kendimize yaptığımız her şeyin "iyi bir sebebi" vardır,
Bir başkası bize şunu yap dese hayatta denemeyiz ama,
Ben de diyorum ki,
5 seferde bir kez de olsa, bir başkasını da dinleyin.

Belki hayatınız zenginleşir.


Bu akşamlık bu kadar fikir vermece yeter,
Nitekim siz yine canınız ne çekiyorsa onu yapacaksınız,
Ama belki 4 satırda bir bana hak verdiğiniz de olmuştur,
En azından kulağınızda bir yere kaçar saklanır orada belki düşüncelerim..

Bir dakika, 
Sesli okumadığınıza göre, gözünüze kaçar mı demeliydim?
Her neyse...


Bana gelince,
Okulun ilk haftasını geride bıraktım,
Hayal kırıklığı yaşadığım bir iki ders var, açıkçası, 
Nitekim bu dönem hepsinin ismi o kadar havalıydı ki,
Hatırladıkça kendimi direk NASA'ya gidiyormuşum gibi hissediyordum..

Olsun en azından NASA'ya bizzat gitmiş hocam da var bu dönem,
Ya şimdi ne diyeceksiniz?


Bak bir yeni özlü söz de buldum şuan,
Başkasının başarısıyla övünülmez.


Bu çok açık oldu ya, keşke daha üstü kapalı söyleseydim,
Kaşına gözüne, güzelse sana ne?
Gibi, bak bu daha iyi oldu, yazın bunu bir yere.


O halde, 
Haydi gelin de öpeyim yanaklarınızdan,
Nitekim bu akşam bayadır biriken bir sevgi yığını var içimde, 
Sarılasım, koşasım var
Hayırdır.

İyi geceler,
Öpüldünüz bir kaç kere..

ÇS*12

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme