7 Ağustos 2012 Salı

Bir Olimpiyat Çıkışması..

Ben sizin o kalbi temiz dileklerinizi yerim ya.
Tebrikler Voltran ekibi, vallahi iki sınav da iyi geçti bak.

O zaman ben de sözümü tutayım..
Alın bakalım virtüel şekerleriniz..







Seçin beğenin alın valla,
Yalnız şu minik yuvarlak meyveli olanların silgi olduğundan şüphelenmekteyim, onu seçenler kafalarına gözlerine dikkat etsinler.

Her şeyi de direk mideye indirmeyin arkadaş.


Ee, siz ne yaptınız, ben de size okudum üfledim ama bak.
Bir de her akşam artık tatile çıkın diye dua ediyorum, öyle ruhani, buhrevi, hanımeli, narçiçeği bir insan oldum.


Zaten en sonunda ereceğim.
Çok ciddi sınandığımı düşünüyorum, zaman zaman,
Her şeyin bir karşılığı olmalı değil mi,
Sonunda bir olimpiyat madalyası da bana takar Hindistanlı ermişler diye düşünüyorum.

Yılın "Ya Sabır" Ödülü goes to..

Şu "and the academy award goes to" yu hepiniz söylemeyi hayal ediyorsunuz değil mi?
Nasıl çirkinleşiriz, nasıl çirkinleşiriz.
"No it doesnt go anywhere, i'm holding it hahaha"

Memleketçe o şakacı yanımızı göstermek için her fırsatta nasıl deli oluyoruz değil mi?
Çıkmışsın oraya ödül sunacaksın, zibilyon yılda bir sana fırsat vermişler, cıvımasan ne olur,
Cıvıma.

Cıvarız biz, seviyoruz.


Ha bir de çok akıllıyız, ohooo ne genetik var bizde değil mi?
Çok fena zeki adamlarız.

Genetik kimde var biliyor musunuz, bir dönem bir takım "akıllı" beyazların hunharca itip kaktığı sevgili siyahi insanlarımızda var o genetik.

Hani düşünüyorum, atlet olmak için doğmuşlar, tamam.
Sanatçı olmak için doğmuşlar, maşşallah Allah bir gırtlak vermiş akıllara ziyan..
E kafa desen kafa, fizik desen fizik, bizim hassasiyetten yakalandığımız abidik gubidik bilimum hastalığı da es geçtiklerine inanıyorum.
Helal olsun yani, saygı duymak lazım.


Kaç yarışta Trinidad Tobacoyu şaşkınlıkla izledim sayamadım bile.
Arkadaş Trinidada Tobaco neresi, kaçınız haritada bulur?
Adam bir şey alıyor almıyor, her dala birini sokmuş maşallah, biz de sevinelim
"Bu sene rekor katılımcıyla yarışıyoruz yey."

Bizim yüzölçümümüz nüfusumuzla adamlar kaç sporcu çıkarır haberin var mı annem?

Sonra çok zekiyiz.
Hart zekiyiz biz, hos zekiyiz, siz sayın bilimum hakaretleri öyle zekiyiz biz.

İlkokulda bahçede futbol oynatıp, takla atsın diye tombik tombik kızlarımızı terletirken elalem, afedersiniz k.çıkırık 1milyon insan olan ülkesinden 500bin sporcu çıkarıyor.

Sanatçı meselesi de öyle,
Biz flüt çalmaktan başka ne öğrendik Allah aşkına müzik diye?
Ki flütü de çalmak için nefes alıyor olmak yeterli, hani nerede nota bilgisi?


İşimiz gücümüz çocuğumuz mühendis olsun doktor olsun.
He tamam oluyorlar, olsunlar da, hani nerede mükemmel mühendislik harikalarımız?
Nerede tıp alanında, bilimde çığır açmışlığımız?
Hani çok fena akıllıydık.
Fos.


Tabii ki, bireyselinde mükemmel olan sayılı bilimadamlarımızı doktorlarımızı tenzi ediyorum, etmeme bile gerek yok ne haddime.. Ben genelden konuşuyorum, çünkü ben de o geneldenim.


Bizim mühendis, ders geçeyim diye kıvranıyor,
Hani nerede benim elime tutturulmuş iki devre, iki gerçek sorun, ben de konuya dahil olayım, ben de üreteyim?

Yok bizde staj işleri kurayla, yavrum.

Şimdi buradan çok fena eleştiriye girdim ama,
Eşşek gibi hak ediyoruz bitanelerim.


Adamlar rekor kıra dursun,
Amerika der burun kıvırırsınız, onların eğitim sistemi şöyle tırt, kafaları şöyle kof, hamburger gençliği dersiniz.
Phelpsin yediği hamburgerler bayağı bir yaramış ama onu gördüm ben bu olimpiyatlarda..
Bizde ise sevgili Büyükuncu'ya bir hamburger hazırlayıp veren olmamış.

Sırf havayız, sırf.
Bak Amerika da sırf hava, ama attıkları havanın hakkını veriyorlar en azından.

Sonra bizim genç yeteneğimiz, Edirne'de yüzecek havuz bulamamış yüzememiş.
Kazın bir çukur eliniz armut mu topluyor ey Spor Bakanlığı.
Ya da o kıza bir havuz yapmaktan başka bir aktiviteniz bir amacınız var mı sanki?

Önemli olan katılmaktı.

Evet, bunu Trinidad Tobaco dese, ben tanımıyorum, önemli olan katılmaları, kalkınıyorlar mıydı?
Derim, adamlar kalkınıcaklarını kalkınmışlar.

Biz de atıp tutalım, öyle büyüdük,
En az üç çocuk doğuralım.

Üç çocuk doğurduk da birinden hayır mı gördük?

Biz kof elma mı doğuruyoruz,
Ya da biz kof elma mıyız iki üç üremekten başka bir amacımız yok mu?


Biriniz de ağzınızı açın, çocuklarınızı kültürel aktiviteye yönlendirin deyin,
Takla atsın diye zorlamayın ama, bırakın gülle atsın o, belki o sporda başarılı olur.

3 çürük elma doğurmayı önereceğinize,
Bir Washington portakal çıkarsak fena mı?


Haliyle bir haftadır yemek masasından kanepeye, meyve tabağından kahveye, spor konusu dönüyor evde, bu akşam biriktirdiklerimi dökeyim dedim.

Bizim de bu yaştan sonra sporcu olmamız zor, keşke olsak,
Ama en azından, bu teknoloji çağı çocukları olarak, okuduğumuzu gördüğümüzü, deneyimlediğimizi yorumlayıp, kendimize pay çıkarıp bilinçli olalım.

Belki biz kurtarırız, yarınları.



Yarın ilk iş küçük Ayşegül'ü jimnastiğe yazdırın diyorum yani,
Ayağını kafasına değdiriyor diye evde alkışlamanızın ona da size de bir faydası yok.


Şekerlerimizi yedik, sohbetimizi de ettik, makam da sövdük,
Daha ne isterim bu leş gibi sıcak akşamdan.

Yalnız en çok kendimi gaza getirdim, çok fena spora başlıyorum,
Şöyle bilinmedik bir türde uzmanlaşıp 2016da sahalardayım.

Sonra canlı yayınca överler beni, aynı zamanda Uzay Mühendisi diye,
Ne gurur.


Perilerimizi de tek tek öpüyorum yanaklarından, ellerinden geleni yaptıklarına inanıyorum..

Biraz daha iyi olmak istiyorsak,
En azından hayallerimizde olduğumuz yere gelmek için,
Azcık daha çaba lazım,
Az ama öz.


İyi geceler güzel yanaklılar, tatlı dilliler,
Öptüm sizi de..
ÇS*12


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme