21 Ağustos 2012 Salı

Nöbetçi Eczane, 1..

Zaaaart, akşam seansı.

Sarı* nöbetçi eczaneden bildiriyor, yavrum.
Bugün size eczanemizin gördüğü "highlight" sahnelerden ve eczanede nasıl davranmanız gerektiğinden bahsedeceğim, oldukça eğitici olmasını hedefliyorum.

Ne eğitimi yahu, gülelim söyleyelim işte.

Nitekim burası hakikaten orijinal bir ortam, gerçi canım memleketimin her bir köşesi bir başka orijinal ya..
Bence bu ülkede en kolay iş komedi yapmak, en kolay iş.
Çünkü başından sapına, dalından otuna, kıvrımından köşesine, işçisinden emeklisine,
Bu ülke bir komedi topağı.

Herkes komedyen, herkes doğuştan şakacı.

Hem düşüncesel hem davranışsal üstelik.

O yüzden gülmek, güldürmek için ekstra bir çaba sarf etmenize gerek yok bu ülkede, ki en sevdiğim yanı, her neyse..
Efendim eczane,
Normalde ciddi bir mekan olmalı değil mi?
Ne münasebet, 
Sağlık sektörüyle komedi sektörü arasında çok ince belli belirsiz bir çizgi var.

Daha önce bir top ten yapmıştım, blogta değil aranmayın.. 
Keşke aklıma hepsi gelse de bir daha bir daha anlatsam..
Ama hatırladıklarımdan bir derleme yapayım..


Eczanemiz 2001 yılında açıldı, 11. senemiz yani, ben de tüm bu yıllarda okul zamanı hariç tüm nöbetler aktif bir katılım sağladım, kısacası çok fazla saçma anı biriktirdim, keşke beraber yaşasaydık..
Her neyse..
Top ten..



10 numarada..
İlacının fiziksel görüntüsüne tamamen hakim olup adını bir türlü aklında tutamayan tüm değerli müşteriler..

"Mavi yassı küçük küçük haplar, içince ekşimsi bölye hafif tarçınvari bir aroma bırakıyor, güneşe doğru tutarsanız yeşil, suda çözününce açık mavi ile bebek mavisi arası bir renk oluyor."
"Adı ne?"
"Bilmiyorum ama 12 yıldır hep aynı ilacı kullanıyorum."

Ah canım ya, ah..



9 numarada..
Nöbetçi misiniz?

Anlatmama gerek var mı bilmiyorum, sence bayramın üçüncü günü ne yapıyoruz burada?
Sence diğer eczaneler kapalıyken biz niye açığız?
Birazcık hayatı sorgulamayı öğrenseniz teyzeciğim ya.. Olmaz mı?





8 numarada..
Yanık Laz

Hani çok farklı saatlerde yanık problemiyle gelen hastalar gördüm ama, gece 1de nereden güneş bulup yandınız.. Laz arkadaşımız, ama yöresel genetik damlıyor paçalardan, sarışın renkli gözlü, karakteristik burun ve yarı çıplak?!

Gece birde acımasız arkadaşıyla güneş yanığından uyuyamamış olacak ki, üstsüz eczaneye girer, neşeler yerinde ama bir pislik yaparken yanılmış..
"Abi yanıyorum bir krem var.."
"Yansın abi boşver verme.." Acımasız..



7 numarada..
Baskın Laz eş

Spesifik olarak bir şey anlatamayacağım ama o kadının kocasını dövdüğüne eminim.. 
Tam bir Laz bayanımız, tipi, konuşması, edası, hırçınlığı.. Eşi de hoşcana ama içine dönük bir adam, ben böyle atarlı, böyle iş bitirici bir karakter daha görmedim.. İçeride 20 dakika durdularsa tüm bu süre boyunca kadın konuştu, kendi sorularını yanıtladı, istediğini aldı istediğini almadı, parayı ödetti ve çıkıp gitti. Saygılar..





6 numarada..
Laz arkadaşım, hakikaten bu Laz grupta bir sıkıntı mı var sanki?

Yine favorilerimden..
Laz diyorsam hakikaten Temelden bahsediyorum. Hani tipleme vardır ya, beresinin üst kısmı havadadır, anladınız mı? Laz arkadaşım akşamüstü gelir hasta altı bezi alır.. Tabii teknoloji ilerledi artık bezleri çamaşır gibi yapıyorlar giymesi çıkarması kolay olsun diye, fakat laz arkadaşım baya cırt cırt istemektedir, akşam geri döner..
Ancak sıkıntı şurada ki, hasta bezini baya yırtarak açmış, içinden çıkarmış, bakınmış - hatta büyük ihtimal denemiş - geri sıkıştırarak pişkince geri getirmiştir.
"Ben bunu istemedum ben pez istedum sen don vermişsun."
Hatta  belki daha aksanlı, bere yanıltıyor. Babam 15 dakika ikisinin aynı şey olduğunu 15 dakika da açtığı için geri alamayacağını açıklar, adamın anlaması imkansız..

"Bak, Laz arkadaşım!" bu çıkıştan sonra gülmekten gerisini dinleyemedim.. 

- Şu anda da içeride Amerikan filmlerindeki azrail canlandırması bir amca, takım elbiseli havalı ve soğuk, gerdi.. -



5 numarada.. 
"Emeğe saygı!" adam

Tek sorunu reçetede yazan ilacın eşdeğerini vermiş olmamız, memleketimin anlayamadığı şey, eşdeğer demek, senin alacağın ilacın aynısı demek. Aynısı olmasa devlet vermiyor zaten.. Ama doktor gidiyor kim o sırada ilaç tanıtımı yaptıysa illa onunkini yazıyor, bir nöbette 20 tane aynı ilacı yazınca bitmemesi mümkün mü,  ya da bazen eczanenin kapısından girmemiş şeyler yazıyorlar ki, pahabiçilemez.. Hata bizde tabi, bir milyon kişiye bu durumu açıklamışız da bir tek o amcayı es geçmişiz..

Adam ilacı geri getirir, çünkü pek bilgili uzman doktor karısı burada yazan ilaç bu değil demiştir, eşdeğer olduğunu öğrenir, parasını geri alır fakat öfkesi bitmez.. Çıkarken geri dönüp elini kaldırır ve nidasını atar..

"Emeğe saygı!" 
Gece iki, kimin emeğini savunuyorsun sen, ilacını ismi geçen doktor mu yazdı hakikaten sanıyorsun, canımın için..



4 numarada..
Novalgin 2 çarpı 1 kız

Bunu yazarken bile gülesim geliyor.

Reçeteye uymaya saygılıyım. Reçetede ne görüyorsanız onu talep etmek tabii ki hakkınız. Ancak ezberci eğitime son. Kızımız liseson düzeyi hatta belki 20li yaş grubu, içeri kendinden emin adımlarla girer.. Ne istediğinden emindir.. Bankoya yaklaşır ve seslenir..





"Bir adet Novalgin iki çarpı bir."

Ne yaptın hayatım ya.. Ne yaptın..
Bir çarpı biri kalmış ondan versek?




3 numarada..
"Tecavız" hapı

Amca 70li hatta 80li yaşlarda, elinde bir küçük kağıtla içeri girer.. Kağıdı kalfamıza verir, kalfa dediğime bakmayın 23 yaş grubu, Yasemin, Yasemin kağıda bakar, anlamaz anneme gösterir.. Annem de anlamaz yok der.. Amca kağıdı bırakıp gider.. Biraz sonra kağıtta yazanı okurlar..

Tecavız hapı, amcaya kim tavsiye etti, kime "tecavız" edecekti bilemiyorum ama, kafanıza gözünüze dikkat edin derim. Şimdi annem hatırlattı ve altıma yaptım izninizle..




2 numarada..
Birbirini tanıyan polis ve uyuşturucu meyilli çocuk


Polisler gün içerisinde uyuşturucu yakalarlarsa eczaneye gramaj ölçümüne getirirler, nöbet gecesi 2 polis ölçüm yapmaya gelirler, annem gramaj hesabı yaparken içeride de göz damlası almakta olan bir müşteri vardır.. Göz damlası meselesine gelecek olursa, uyuşturu kullananların gözleri böyle bir camımsı olur onu gidermek için göz damlası dökerler, eczane hayatı bana bu bilgiyi kattı geçen yıllarda.. Yani arkadaş taze çekmiş.. O sırada arkasını döner ve polisi tanır..

"Ahmet ağabey?"
"Ooo nasılsın?" sarılışırlar.
"Ne olsun abi, hayrola bir şey mi yakaladınız?"
"Evet," buraya kadar her şey normal, ancak birden nereden tanıştıklarını ele verirler.. 
"Temizsin değil mi?"
"Tabii ki abi ayıp ediyorsun." Oğlum göz damlasını niye aldın..
Eczaneyi terketmesi 4 saniye aldı.. 



Ve..

1 numarada..
"Beraberiz ama beraber değiliz" homofobik çift.. Tabii ki..

İki adam içeri girerler, reçeteleri yapılmaktadır, tatlı güleç kalfamız adamların beraber geldiğini görmemiştir, kritik soruyu sorar "Beraber misiniz?" 

Adam cevap verir, "Beraberiz," birden durumun gayselliğini fark eder, cıvır, "ama beraber değiliz." 

..
Ve daha nicesi anlatılmaz yaşanır facia var ancak buraya kadarki kısım o kadar uzun sürdü ki, diğer laflarımı daha sonrasına  saklama kararı aldım..

Hepiniz seviyorum, eczacıları üzmeyin, onlarınki de kafa..

Öptüm
İyi geceler..

ÇS*12

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme