17 Temmuz 2012 Salı

Hem Deniz Kabukları, Hem Özgürlük..

Şuan ihtiyacım olan şey..


Benimle en kısa zamanda Yunanistan'a kaçacak bir babayiğit.




Gerçekten, 
Şu yazın başından, hatta baharın başından beri üzerimden atamadığım, "kaçma" hissi sınavlar ve derslerde yoğunlaşmayla beraber tavan yapmış bulunuyor.
Tek isteğim, hiç tanınmadığım bir yere gidip, sokaklarda bağıra çağıra gülmek, değişik tatlar denemek, eğlenmek, hatta koşmak ve kendimi geri dönmeyecekmişim gibi kandırmak..


Neden mi?
Ben de bilmiyorum.
Herhalde tekdüzelikten sıkıldım.
Ya da kendimden sıkılmış da olabilirim, her kaçış önce kendinden uzaklaşma amaçlıdır.
Çünkü çevrenizi oluşturan her şey, aslında sizin bölünüp çevreye saçılmış küçük küçük parçalarınızdır.
Özsuyunuzdan oluşan bir gölde yüzüyormuşsunuz gibi,
Bazen o göl sizi hiç beklenmedik bir hızla, bir girdapla, içine çeker,
Boğulursunuz.


İşte öyle bir zamandayım galiba..
5 dakikalığına da  olsa bir kıyıda dinlenmek istiyorum..


Belki de o yüzden aklıma düşmüştür Yunanistan..
Hem kaçmış olacağım,
Hem de çok uzağa değil, atlasam kendi gölüme düşebileceğim kadar yakın..
Çünkü bilirsiniz, özlerim ben..
Hem deniz göreceğim yine,
Hem sokaklarda tanıdık yüzler olacak,
Hem de beni tanımayacaklar..
Utanacak sıkılacak hiçbir şey olmayacak yani, üzülecek ya da..
Çünkü bırakıp gitme lüksüm olacak,
Kafam atarsa bir daha dönmem diyebileceğim..


İki üç gündür, derse her ara verdiğimde, kendime uygun bir Yunan adası arıyorum..
Ya da Yunanistan'da bir otel..


Şimdi burada anlattım ya, kesin gidemeyeceğim ama, benimle hayal kursanıza bu akşam, 
Belki sizin de beraber hayal kuracak bir dosta ihtiyacınız vardır..




Gelin bu akşam beraber, gölümüzden kaçalım..


Ege'de Hurşid diye ada varmış.
Bunu biliyor muydunuz?
Acaba bu adada ne döndü de bu ismi hak etti?

Hurşid, ne yaptı o adada, kafanıza takılmadı mı?


İstanbulya varmış bi de,
Çakma İstanbul olsa gerek.


Ne bileyim merak ediyorum.
Yüzerek geçsek mesela birinden birine, güzel olurdu.


Sıkliye adası var,
İsim bitmiş heralde bir yerden sonra, ne diyeceğimizi şaşırmışız.


Atina'da da bir otelin adı, "Astir Resort"tu, yani bir tek benim mi aklım fesat, yoksa bu ismi kesin olarak bir Türk mü koymuş?

Konuyu iyice sulandırdım, farkındayım, 
Kaçma konusunda tahmin edemeyeceğiniz kadar ciddiyim ama.




Sanırım,
Hadi kalk, dediğimde,
Nereye, diye sormayacak birine ihtiyacım var, 
Bak bunları hep not alıyorum, son bir kaç zamandır, 
Çünkü eksikliğini hissettiğim bir şeyler var, 
Hani herkes bir diğer yarısını arıyor ya, sanırım onunla ilgili bir durum..


Yarımdan da öte arkadaşlarım var, bu sözüm tabii ki onlara değil,
Ama sanırım siz o duyguyu zaten biliyorsunuz..


Hani kaybolmak bile yalnız güzel olmaz ya,
Kaçmak da öyle..




Şimdi yine gözümü telefonlara, kapılara dikip, birilerinin gelmesini bekleyeceğim,
Aslında beklemiyorum, belki diliyorumdur, belki de sadece aklımdan geçiyordur, 
Ama düşünsenize, 


ya da düşünmeyin vazgeçtim..


Gözlerinizi yumun yazı bittikten sonra,
Kendinizi, bir duyguyla elele, bir Yunan adasında düşleyin,
Bunun illa ki sevgi olmasına gerek yok,
Mutluluk olabilir, arkadaşlık olabilir,
Özgürlük olabilir..




Evet, özgürlük..
Sanırım bütün sorun bu..

Biri ya da birileri, omuzlarınızdan bastırmasa, eğrilir miydi sırtınız?



Haydi kalkın gidelim o zaman, bir yerlerde sirtaki yaparız belki,
Bir kaç tabak kırarız,
Hani hep hayalimizde öyledir ya,
Sanki adamlar gece gündüz tabak kırıyor..


Olsun, biz bu gece tabak da kırarız, rakı da içeriz, ya da uzo, ve sonra bardağımız beyaz mermere vurur bir kaç bin parçaya bölünür belki..


Sonra rahatlarız, gülücüklerle, 
Akşamı serin olur belki,
Nasıl bir his hiç tatmadım ya,
Çok keyifli tahminlerim var ama..
Elbet deniz kokuyordur kıyıları,
Sana bana benzeyen insanları,
Yüzlerine bakarız tek tek, güleriz,
Nasıl olsa bir defa tadacaklar yüzlerimizi,
Bari bal çalalım ağızlarına da,
Onlar da keyif alsınlar,
Bu tuz kokulu,
Işıl ışıl geceden,
Sonra elbet satıcılar vardır,
O hiç gitmediğimiz sokakta,
Taşlı bileklikler beğenirim,
Deniz kabukları da,
Sonra kahkahadan suya düşeriz belki,
Balıklar vardır elbet,
Bir yerlerden, 
Bir Yunan çalgısı sesi gelir, 
Adını bilmediğimiz..
Elbet oynarız..




Bak gece gece şiir yazdırdınız bana, ne oldu..
Hadi iyi geceler, hayallerden vakit kalırsa tabi..


Bir de öptüm.
ÇS*12







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder