31 Temmuz 2012 Salı

Sakız*


Bu akşam, kişisel ruhiyatımdan ötürü sizin de kafanızı karıştırmak amacıyla, size en kapalı en karışık şiirlerimden birini ödev veriyorum, bakalım ne anlam çıkaracaksınız, ya da kendinize bir anlam çıkarabilecek misiniz,
diyeceğim o ki, şair burada kime sesleniyor?

Şimdiden kafa karışıklığı için özür dilerim,

Öptüm,
İyi geceler..
Herhangi bir şey anlarsanız paylaşmanız için..
http://www.formspring.me/saricic




"Sakız"


Çünkü öyle.
Hani belki sorarsın diye baştan söyleyeyim dedim.


Üzerime gelinmesinin bir anlamı olsaydı
En başta kendi kendimin üzerine gelmezdim zaten.


Bir şey anlamanı beklemiyorum
Çoğunlukla sesimi duyurma çabam var
En çok öyle zamanlarda kendimi dilsizmiş gibi hissediyorum zaten.
Çünkü bak, mutluyken ben zaten dilsizim.
'Zaten'
Zaten ne?
Bir anlamı yok işte tek başına.


Şey'in de bir anlamı yok mesela,
Şimdi de'yi niye ayrı yazdım?
Çünkü öyle,
Soru sorsam bak mu'yu da ayrı yazardım,
Misal,
Unuttun 'mu' beni?
Ama sormuyorum, neden mu'yu ayırayım şimdi yok yere değil mi?
Bak mi'yi ayırdım ama
Neden?
Çünkü öyle.


Anlamlı bir cevabın olsaydı
Kabul ederdim,
Aklımda ben,
Bir çeşit kartım,
Birbirine aynı iki yüzüm var
Tek fark, biri tamam 
Biri devam der,
Anlamlı bir cevabın olsa,
Tamam, derdim.
Yüzüm istemese de devam'a dönüyor
Bu şartlar altında,
Bana güzel bir cevapla gel.
Şey gibi olsun mesela, 'gibi'
Benzetme yap,
Ne yaptığını anlatamıyorsan en güzeli benzetmektir.
Çünkü benim kafam, görsel çalışır.
Oh! Nihayet anladın
Neden anıların beni bu kadar rahatsız ettiğini,
Ne ..sın değil mi,
Bak şimdi keşke hakaret etseydim,
Şimdi boşluğu nasıl hakaretlerle dolduracaksın,
Öyle ki, en çok kendini üzmen,
Beni üzer.
Bak, ki'yi de ayrı yazdım.


Seni üzmek ne haddime!
Beni üzmek en son istediğin şey!
Nasıl yalan!


En kötüsü de düşüncelerimin hiçbirinden haberinin olmaması
Daha doğrusu tahminlerinin, gerçeklerle hiç örtüşmemesi.


Saat 2'ydi.
Senden haber alsam yemin ediyorum güneş doğardı.
Çünkü öyle hissettim,
Ya da ben güneş doğan bir cama bakıyor olurdum.
Onun yerine rahatsız metal bir yatakta,
Çok az aralık bir perdeden,
Dışarıdaki karanlık bahçeye bakıyorum
Gerçekten,
Ve bir seri katil, ne zaman gelip
Tüm bu acılarıma son verecek diye düşünüyorum.
Yok düşünmüyorum, düşlüyorum ki
Bu her zaman daha kötüdür.


Saat 3 oldu,
Çoğunlukla her şey çok saçma geliyor,
Tam da şu an,
Şey'i ayrı yazmak gibi mesela.
Ne saçma değil mi?
Bu neyin kafası onu ben de çözemedim
Ama
Bak de'ye,
O niye ayrı, arkadaş,
Bu saatte neye takılınır ki başka.
Ben sana niye arkadaş dedim,
Bak işte buna takılınır.


Kimseye seni anlatmıyorum,
Herkese seni anlatıyorum
Sanki hiç bilmiyormuşum gibi,
En çok da kendime anlatıyorum.


Sakız gibi yapıştın ağzıma
Üstelik, tadın tuzun da kalmadı.


Sen gör diye yazmadım,
Sen anla diye yazmadım,
-ki bak o bambaşka bir bilim dalı,
üzerinde bir buçuk yıl daha kaybetmeyeceğim-
Hani ben üzülüyorum ya,
Ben de, herkes üzülsün diye
'De'yi ayrı yazdım,
'Mu'yu ayrı yazdım,
'Ki'yi ayrı yazdım,
'Şey'i ayrı yazdım, bak,
'Ben'i de 'sen'den ayrı yazdım.


Ben buradayım
Sen bir alt satırımdasın.


Kim demiş?
Sen buyurmuşsun paşam.


Demessin ama hani,
Şimdi nasılsın desen,
Ben de 'de' gibiyim
Tek başıma bir anlamım yok.
Ben de 'şey' gibiyim
Tek başıma her anlamdayım.


Şimdi çık işin içinden.
Ya da çıkma hep orada kal.
Herkes rahatsız olmaktan memnun olduğumu düşlüyor.


ÇS*12

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme